İsviçre'de 'hasta tutsaklara özgürlük' eylemleri

İsviçre'nin 5 kentinde Kürdistanlılar ve dostları, zindanlardaki bütün tutsaklara özgürlük istedi. ADGB’nin tüm devrimci tutsakların direnişini sahiplenerek onların sesi olmayı sürdüreceği kaydedildi.

Türkiye hapishanelerinde tutsaklara yönelik devlet zulmüne, şüpheli tutsak ölümlerine ve tedavileri engellenen hasta tutsakların durumlarına dikkat çekmek için İsviçre'nin beş merkezinde eylemler gerçekleştirildi. 

Eylemlerde ayrıca 10'uncu yılına giren Roboskî Katliamı’nda yaşamını yitirenler anılırken, Roboskî için adalet istendi.

Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB) İsviçre'nin çağrısıyla Lozan, Luzern, Bern, Basel ve Zürih kentlerinde eşzamanlı düzenlenen eylemlerde, hasta tutsakların durumuna dikkat çekilirken, yaşanan şüpheli tutsak ölümlerinin bir an önce aydınlatılması istendi.

LOZAN

St Laurent kilisesi önünde düzenlenen eyleme, ADGB bileşenleri ile çok sayıda devrimci kurum katılarak destek verdi. 

Türkiye cezaevlerinde ay içerisinde şehit düşen Garibe Gezer, Halil Güneş, Abdulrezzak Suyur, Vedat Cem Erkmen, İlyas Demir'in fotoğraflarının taşındığı eylemde  10'uncu yılına giren, 28 Aralık 2011'de gerçekleştirilen Roboskî Katliamı'nda yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. 

Daha sonra bir konuşma yapan Lozan Demokratik Kürt Toplum Merkezi (CDK-Lozan) Eşbaşkanı Sıtkı Demir, şüpheli tutsak ölümlerinin aydınlatılmasını ve hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedi.

ADGB temsilcisi Ali Orak ise, tutsaklara yönelen, devrimci tutsakların iradesini tamamen teslim almayı amaçlayan bu saldırıların esasında 19 Aralık cezaevleri katliamlarının bir devamı olduğunu belirterek, “Bizler ADGB olarak bugün Avrupa'nın onlarca merkezinde alanlara çıkarak, zindanlarda tutsakların sesi olmak istedik. Avrupa kamuoyunu bilgilendirmek ve tutsakların sesi olmak için ADGB olarak alanlarda olmayı sürdüreceğiz' dedi.

CDK Cenevre Eşbaşkanı Salih Sağlam ise, cezaevlerinde tutsakların sesi olmayı sürdüreceklerini belirterek, devrimci kurum ve yapılara mücadeleyi ortaklaştırma çağrısında bulundu.

Fransızca bildirilerin okunmasıyla devam eden eylem, sloganlarla sonlandırıldı.

LUZERN

Luzern’deki eylemin adresi Bahnofplatz'da ise siyasetçi Aysel Tuğluk başta olmak üzere ağır hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapıldı. 

CDK-Luzern Eşbaşkanı Ercan Güneş, Türk devlet faşizminin her dönem devrimci direnişin kalesi hapishanelere saldırılarla iradeyi teslim almayı hedeflediğini belirterek, “Bizler bu saldırıların esasında Türk işgal devletinin Medya Savunma Alanları'nda almış olduğu ağır yenilgin bir intikamı olduğunun farkındayız. Bizler bulunduğumuz her yerde gerek özgür dağlarda  gerilla direnişini gerekse zindanlarda tutsakların direnişini sahipleneceğiz” diye konuştu.

ADGB temsilcisi Özgür Kaya da, son İHD (İnsan Hakları Derneği) raporlarında yer alan cezaevlerinde ki ağır hak ihlallerini ele alarak, faşizme karşı mücadelenin ortaklaştırılması çağrısında bulundu.

Aktivistler tarafından Almanca bildirilerin okunduğu eylem, sloganlarla sonlandırıldı.

BERN

Bern kentinde de her kesimden devrimci kurumların katılımıyla düzenlenen eylemde,  ADGB Avrupa sözcüsü Tuncay Yılmaz söz aldı. Yılmaz, bugün ADGB olarak Avrupa'nın onlarca  merkezinde İsviçre'nin 5 merkezinde politik tutsaklarla dayanışmak ve hasta tutsakların durumlarına dikkat çekmek için eşzamanlı olarak alanlara çıktıklarını söyledi. 

ADGB'nin çalışmalarına yönelik bilgilendirme yapan Yılmaz, özellikle üç noktada çalışmalarını yürüttüklerini dile getirerek, politik ve hasta tutsakları hedef alan devletin, hukuksuzluğunu ağır hak ihlalleriyle gösterdiğini söyledi. 

Yılmaz, “Bizler bu hukuksuzluğu gündemleştirerek  tüm Avrupa kamuoyu nezdinde teşhir etmeyi sürdüreceğiz” diyerek, “Faşizmi birlikte yeneceğiz” kampanyasını sonuç alıncaya kadar devam ettireceklerini aktardı.

Türk devletinin özellikle Avrupa'daki Kürtlere, devrimci ve sosyalistlere yönelik karşı faaliyetlerini de teşhir edeceklerini söyleyen Yılmaz, Avrupa Birliği ve Türkiye'nin ortaklığıyla mültecilere karşı yürütülen politikalara karşı da ADGB olarak çalışmalarını sürdüreceklerini ekledi.

Eylemde konuşma yapan bir diğer isim, siyasetçi Necdet Atalay'dı.

“Cezaevlerindeki hasta tutsaklar şahsında bütün politik tutsakların serbest bırakılmalıdır” diyen Atalay, şöyle devam etti: “Cezaevleri artık ölüm çukurlarına dönüşmektedir. Tutsaklara yönelik her türlü işkence pratiğini deneyen Türk devlet faşizmi özellikle çeşitli sudan bahaneler gerekçelendirdiği disiplin cezaları kapsamında tahliyelere engel olmaktadır. Yaşanan son ölümler, devletin yeni bir politikası olarak cezaevlerindeki hasta tutsakları hedef aldığı gerçeğini de ortaya çıkarmıştır. Bizler başta hasta tutsaklar olmak üzere devrimci tutsakların direnişini sahiplenerek onların sesi olmayı sürdüreceğiz.” 

Bern CDK Eşbaşkanı Hediye Munzur tarafından yapılan Almanca açıklamanın ardından eylem, tutsakların direnişlerinin sahiplenildiği sloganlarla sonlandırıldı.

ZÜRİH

ADGB bileşenlerinin Zürih kentindeki eylem alanı ise Bahnhofplatz oldu. ADGB temsilcisi adına yapılan konuşmada “Bizler zindanlarda yaşanan ölümlerin önüne geçmek  ve ağır hak ihlallerine karşı tutsakların sesi olmak için bulunduğumuz her yerde alanlarda olmayı sürdüreceğiz” denildi. 

CDK Zürih Eşbaşkanı Hikmet Aslan da eylemde bir konuşma yaptı.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan zindanlarında bir hafta içerisinde 5 devrimci tutsağın Türk devleti tarafından katledildiğini hatırlatan Eşbaşkan, şöyle devam etti: “Faşist Türk devleti içinde bulunduğu krizi ve gerilla karşısındaki yenilgisini

zindandaki tutsaklara yönelerek aşmaya çalışmaktadır. Bu ölümler sıradan değildir, faşist Türk devletinin sistematik katliamının yeni politikalarının bir sonucudur. İnfaz durdurmaların önüne geçilmesi, baskı, sürgün ve sevk işkencesi ile devrimci, demokrat, yurtsever tutsakların iradeleri kırılmak istenmektedir. Bu ölümlere, zulümlere ve işkencecilere dur demek için bulunduğumuz her yerde Türk devletinin insanlık dışı politikalarını teşhir etmeyi sürdüreceğiz.”

Almanca bildirilerin okunduğu eylem, tutsaklarla dayanışma sloganlarının atılması ardından sona erdi.

BASEL

Claraplatz alanında bir araya gelen ADGB bileşenleri de son dönemde Türkiye cezaevlerinde yaşanan tutsak ölümlerine dikkat çekmek ve devrimci tutsaklara yönelen devlet zulmünün bir gerçekliliği olarak ağır hak ihlallerini protesto etmek için bir eylem düzenledi.

ADGB adına tutsaklara yönelen ağır hak ihlallerine ilişkin yapılan konuşmanın ardından başta hasta tutsaklar olmak üzere politik tutsakların  bir an önce serbest bırakılması çağrıları yapıldı.

Almanca bildirinin de okunduğu eylem, sloganlarla sonlandırıldı.