Brüksel’den HDP’ye Kobanê desteği

Yaptıkları bir eylemle HDP ile dayanışma içinde olduklarını belirten AP’li milletvekilleri, Erdoğan rejiminin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özgürlükleri ayaklar altına aldığına dikkat çekti.

AP Kürt Dostluk Grubu Koordinasyonu çağrısıyla Kobanê davasıyla ilgili HDP ile dayanışma amacıyla başkent Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu (AP) önünde bir eylem yapıldı.

HDP ile dayanışma eylemine Sosyalistler&Domokratlar, İlerici İttifakı grubu üyesi Avusturyalı Parlamenter Andreas Schieder, Hollandalı Parlamenter Thijs Reuten, Avrupa Birleşik Solu / Nordik Yeşil Sol Fransız Parlamenter Leila Chaibi, Yunan Parlamenter Dimitrios Papadimoulis, Basklı Parlamenter Pernando Barrena, Alman Parlamenter Özlem Alev Demirel, İspanyol Parlamenter Miguel Urbán Crespo, Bağımsız Katalan parlamenterler Carles Puigdemont I Casamajó, Antoni Comín - Oliveres ve Clara Ponsatí Obiols ve Yeşiller/Avrupa Özgürlükler İttifakı Fransız Parlamenteri Anne- Sophie Pelletier, Avrupa Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Evelyne Huytebroeck, HDP Avrupa Temsilcisi Devriş Çimen’in yanı sıra grup danışmanları ile parlamento çalışanları katıldı.

AP parlamenterleri verdikleri ortak mesajda, HDP ile dayanışmayı dile getirirken, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden de Erdoğan rejimine baskı yapması çağrısında bulundu.

‘TÜRKİYE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ RAFA KALDIRMIŞTIR’

AP Başkan Yardımcısı Dimitrios Papadimoulis, Türkiye’de hukuk ve adaleti rafa kaldırıldığını belirterek, “Öncelikle bugünkü yargılamanın hukukla uzaktan yakından bir ilişkinin olmadığını açıkça vurgulamamız gerekiyor. Hem Selahattin Demirtaş’ın hukuksuz bir şekilde yargılandığı davalardan, hem de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinden anlıyoruz ki; Türkiye’de hukukun üstünlüğü ortadan kaldırılmıştır. AB ve Avrupa hakları Türkiye’de Kürtlere ve ezilenlere yönelik yapılanların adil olmadığının fazlasıyla farkında. Ancak AB’deki bazı çıkar gruplarının ekonomik kaygılarından ötürü Türkiye’ye karşı net bir tavır ortaya çıkarılmıyor. Türkiye’nin hukuk ve kanun üstünlüğünü rafa kaldırdığı için, çok sert uyarılar olan bir raporun hazırlanması üzerine çalışıyoruz” dedi.

‘HDP İLE DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ’

Avusturya Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili ve Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Koordinasyon üyesi Andreas Schieder ise Ankara’da görülen Kobanê davasını çok güçlü bir şekilde protesto edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bu mahkeme insan haklarına, siyaset özgürlüğüne ve Avrupa hukukuna haykırıdır. HDP’ye yönelik yürütülen politikanın adil olmadığını biliyoruz. Bu yüzden HDP ile çok güçlü bir dayanışma içindeyiz, onların bir parti olarak vermiş olduğu haklı davanın arkadaşındayız.”

HDP’ye yönelik baskıları kınadığını da belirten Andreas Schieder, “AP’deki Kürt Dostluk Grubu Koordinasyonun içinde yer alan bir üye olarak, AP’nin HDP’ye dönük yapılanları kabul etmediğini ve bunu en sert şekilde kınadığını vurgulamamız gerekiyor. Bu olan bitenin Avrupa hukuku ile bağdaşmadığı için Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da en sert bir dille uyarmaktan geri durmuyoruz. Bunun yanında AP’deki bazı milletvekillerinden oluşan bir heyeti Kobanê davasını izlemek üzere Türkiye’ye gitmesini sağladık. Bu hukuksuzluk sürdüğü sürece AB’nin Türkiye ile olan tüm ilişkilerini kesmesi için baskı yapmayı sürdüreceğiz. AB’ye üye olan tüm ülkelerin Erdoğan’ın yapmış olduğu bu hukuksuzluğu hiçbir koşulda kabul etmediğini belirtmek gerekiyor” diye konuştu.

‘BU TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER DÜZELEMEZ’

Hollandalı Avrupa Parlamentosu Milletvekili Reuten Thijs de HDP’ye yönelik başlatılan baskı furyasına tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye’de hukuksuz bir şekilde yargılanan tüm HDP üyeleri ile güçlü bir dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek istiyorum. Şu an yargılanmakta olan tüm milletvekilleri, belediye eşbaşkanlarının demokratik bir şekilde seçildiğini ve bu yüzden en kısa sürede özgürlüklerine kavuşmalarını talep ediyoruz.”

Türkiye’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda düzenlemeler yapması gerektiğini vurgulayan Thijs, Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye olan ilişkilerini sürdürebilmesi için, Türkiye’nin demokrasi, özgürlük ve kadın hakları konusunda bir ilerleme kat etmesi gerektiğine dikkat çekti. Thijs, Türkiye’nin hukuk devletine ve hukukun üstünlüğüne bağlılığını somut bir şekilde ortaya koymadan var olan ilişkilerin düzeleceğinin ön görülemeyeceğini de sözlerine ekledi.

‘TÜRKİYE’YE YÖNELİK YAPTIRIMLAR DEVREYE GİRMELİ’

İspanyol parlamenter Miguel Urbán Crespo da Türkiye'de sosyal ve siyasi haklara yönelik çok büyük bir saldırı ve baskı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “HDP'ye yönelik bu baskı ve saldırılar acımasız ve zulüm düzeyindedir. Erdoğan yıllardır kendisine karşı siyasi muhalefet olan bu partiye hiç tahammül edemiyor. Bu yüzden HDP'yi yasaklamaya, illegalize etmeye çalışıyor, üyelerini cezaevine attırıyor. AB buna izin veremez, vermemeli. AP Türkiye'de siyasi ve demokratik haklar lehine bir bildirgenin hazırlanmasının son aşamasında ama sonunda Erdoğan da AB’ye mülteci şantajını daha fazla dayatabilir. AB’nin, Türkiye’ye karşı gerçek anlamda önlemler almasını engellemek için Erdoğan mülteci kartını kapıları açıp kapatma ile tehdit ediyor.”

Crespo, AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımları devreye koyması gerektiğini de dile getirdi. Türkiye’deki baskıların çok tehlikeli durumlara vardığını da söyleyen Crespo, “Türkiye’nin bu tehlikeli durumuna karşı Avrupa halklarının Kürt ve Türk halkı yanında yer alacağına inanıyorum. Bizlerde bu halklar ile beraber Türkiye’deki daha kötü daha otoriter bir rejime doğru gitmeden demokrasiyi bütün gücümüzle savunmak zorundayız” dedi.

‘ERDOĞAN KÜRTLERE SAYGI DUYMALI’

Fransız Parlamenter Leila Chaibi ise HDP ile dayanışma amacıyla burada olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Bütün kalbimle onların yanında olduğumuzu söylemek isterim ve umarım ki, Türkiye de insan haklarına saygı duyulur. Buradan Erdoğan’a hukukun gelişi güzel bir şekilde muhaliflere ve Kürtlere karşı kullanamayacağı mesajını göndermeliyiz. Fransız milletvekili olarak da burada olmak benim için çok önemli. Çünkü Fransa da terörist saldırıların mağduru oldu ve Kürtlerin terörizme karşı mücadelede bize yardımcı olduğunu unutmamalıyız. Kürtler bundan dolayı bütün desteğimizi hak ediyor. AP parlamenterleri olarak, bugün Erdoğan’a şantaj politikası ve AB’ye baskısını derhal bırakmalı ve insan haklarına, demokrasiye, muhaliflere ve de özellikle de Kürt halkına saygı duymalıdır mesajı vermeliyiz.”