Kimyasal saldırılara karşı imza kampanyası

KON-MED, Türk devletinin Kürt Halkına karşı kullandığı kimyasal silah saldırılarına ilişkin ve Almanya hükümetinin sessizliğine karşı imza kampanyası başlattı.

Almanya'daki Kürdistanlı Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED), işgalci Türk devletinin Kürt halkına karşı kullandığı kimyasal silah saldırılarına ve Almanya hükümetinin sessizliğine karşı imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.

“Almanya'da yaşayan tüm Kürdistanlı halkımızı, alanlarda çalışma yürüten federasyon ve meclislerimizi, tüm inanç kurumlarımızı, devrimci demokrat tüm halkları başlatmış olduğumuz imza kampanyasına katılarak kimyasal saldırılara karşı tepkilerini göstermelerini bekliyoruz” diyen KON-MED, Almanya hükümetine de çağrıda bulunarak kimyasal iddialarını araştırmasını istedi.

Yazılı bir açıklamada bulunan KON-MED, Türk devletinin kimyasal kullandığına dair kendilerine ulaşan bilgileri şöyle aktardı:

TÜRK DEVLETİ TÜM YAŞAMI KATLEDİYOR

“Bilindiği gibi bu yılın Nisan ayından bu yana faşist Türk devleti, Güney Kürdistan'ı işgal ederek yasadışı bir savaş yürütmektedir. Kürt halkına karşı kullandığı kimyasal silahlarla ciddi savaş suçları işlemektedir. Tanık ifadelerine göre, uzun bir süredir zehirli gazlar kullanarak tüm yaşamı katlediyor. Bu saldırılarla Türkiye'nin kendisinin imzaladığı kimyasal silahları yasaklayan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin (CWC) ihlal ediyor.

Güney Kürdistan'dan gelen bilgilere göre son 6 ayda 300 kez zehirli gaz kullanıldığı söyleniliyor. Bu kimyasal saldırılardan dolayı birçok Kürdistanlı katledildi. Geçen hafta, 5 gerilla zehirli gaz kullanılarak katledildi. Yerel gazeteciler çatışmaları takip ettiklerini ve bu saldırılarda Türk ordusunun yasaklı kimyasal silahlar kullandığını haberlerinde açıkladılar. Irak merkezli sivil toplum kuruluşu Christian Peacemaker Teams-Iraq (CPT-IK), Türk saldırılarından doğrudan etkilenen bölgelerde kendi araştırmalarıyla bu vakalardan en az birini doğruladılar. Örneğin, 4 Eylül'de Hiror köyüne kimyasal silahlarla saldırı düzenlendiği ve yerel bir ailenin üyelerinin yaralandığı bildirildi.
Öte yandan, NATO üyesi olan Türkiye’nin faşist iktidarı AKP-MHP hükümeti kendisine muhalif olan tüm kesimlere saldırmaya devam ediyor. HDP partisine, sendikalara, kadın hareketlerine, gazetecilere, akademisyenlere; kısacası kendinden olmayan tüm halklara ve inançlara saldırmaktadır.

NATO ORTAKLARI SESSİZ

Bunu gören NATO ortakları sessiz kalmaya devam ettirmektedirler. Bu duruşları ile NATO ve AB utanç verici bir resim çiziyor. Ekim 2019'da işgalci Türk devletinin Rojava'yı (Kuzey ve Doğu Suriye) işgali sırasında İsviçre'deki bir laboratuvar, yaralı bir savaşçıdan alınan deri örneklerine dayanarak beyaz fosfor kullanıldığını doğruladı.”

Bu bulgulara rağmen batı medyası ve Avrupa devletlerinden hiçbir açıklama yapılmadığı, derin bir sessizlik yaşandığı kaydedilen açıklamada, “Başka bir ülke başka bir halka karşı zehirli gaz kullanacak olsaydı, medyanın ilgisi ve protestosu çok büyük olurdu. Batılı hükümetler en kısa sürede yaptırımlarla karşılık verirlerdi. Ama katledilen Kürt olunca ve kimyasal silah saldırılarıyla yakılan doğa Kürdistan olunca herkes üç maymunu oynamaya başlıyor. Tüm bu bilgiler doğrultusunda sivil toplum örgütleri acil olarak kendi hükümetlerine baskı yaparak, işgalci Türk devletinin kimyasal saldırılarına karşı harekete geçmelerini sağlamalılar” ifadeleri kullanıldı.

ALMANYA TÜRKİYE ENDEKSLİ POLİTİKALARINA SON VERMELİ

Almanya hükümetinin ise Kürtlere karşı dayattığı kriminalizasyonu ve Türkiye endeksli politikalarını sonlandırması gerektiği belirtilen açıklamada, “Almanya devleti Türkiye'nin önde gelen ekonomik ortaklarından biridir. AB'nin en önemli aktörüdür. Kimyasal silah kullanımına karşı kendisiyle birlikte tüm AB devletlerini harekete geçirebilir. Ancak ne yazık ki Almanya hükümeti insan haklarını ve imzasının olduğu anlaşmaları hiçe sayarak Kürt soykırımına onay veriyor.Tüm bunlara rağmen Türkiye ile işbirliğini ve silah satışını, yoğun insan hakları ihlallerine rağmen daha da büyüterek devam ediyor“ denildi.

ULUSLARARASI ANLAŞMALAR SAVUNULMALIDIR

İmza kampanyası başlatarak, Almanya hükümetine çağrıda bulundukları kaydedilen KON-MED açıklamasında, şu talepler öne sürüldü:

“- Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nden (OPCW) yukarıdaki iddiaların araştırılmasını talep ediyoruz.                                

- Türkiye'nin yasa dışı kimyasal saldırılarını açıkça kınamak ve Erdoğan rejimiyle olan suç ortaklığını sona erdirmek ve yine Türkiye'ye hem ulusal düzeyde hem de AB çerçevesinde ekonomik ve siyasi yaptırımlar getirmesini talep ediyoruz.                              

  - Uluslararası uluslararası hukuk ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalar, tüm dünyadaki insanlar için büyük önem taşımaktadır ve önemini, değerini kaybetmemesi için savunulmalıdır.                                                                     

  - Federal hükümetin, her ne sebeple olursa olsun, uluslararası hukukun tüm normlarını bu kadar açık bir şekilde ihlal eden ve onlarca yıldır bunu yapan bir rejime destek vermesi kabul edilemez.

- Alman hükümeti, Türkiye'nin en önemli ekonomik ortağı ve bir NATO ortağı olarak konumunu Türk rejimine baskı yapmak ve gerekirse yaptırımlarla müzakere masasına zorlamak için kullanmalıdır.“

Kampanyaya şu linkten destek verilebilir:

https://weact.campact.de/petitions/fur-einen-sofortigen-stopp-der-giftgasangriffe-der-turkei-in-sudkurdistan-nordirak