'Hasta tutsaklar ölüme terk ediliyor, hemen bırakılmalılar'

Hasta tutsaklar için 3 kentte eylem düzenlenerek, "Tutsaklar ölüme terk ediliyor, hemen bırakılmalılar" mesajı verildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 567’ncisini şube binası önünde gerçekleştirdi. Eylemde Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki ağır hasta tutsak Muhlise Karagüzel’in (61) durumuna dikkat çekildi. Eyleme birçok insan hakları aktivisti katıldı. Açıklamayı, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran okudu.

Karagüzel’in 3 defa kalp krizi geçirdiğini belirten Onaran, kalp, diyabet, hipertansiyon, astım, bel ve boyun fıtığı hastalıklarının bulunduğunu aktardı. Onaran, Karagüzel’in yaşadığı sağlık sorunlarını şu şekilde sıraladı: “Kan şekeri çok yükseldiği için günde dört kez insülin iğnesi yapılmaktadır. Şeker yüksekliği gözlerine ve böbreklerine zarar vermiş. Hastalıkları nedeniyle diyet beslenmesi gerekmesine rağmen bu ihtiyacı karşılanmamakta, bu durum sağlık sorunlarını artırmaktadır. Gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle defalarca göz anjiyosu yapılan Karagüzel’e,  doktorları tarafından acilen ameliyat olması gerektiği söylenmiş, ancak bu ameliyat sırasında gözlerini kaybetme ihtimali bulunduğundan ameliyat edilememiştir. Giderek ağırlaşan astım hastalığına bağlı olarak nefes almakta güçlük çektiğinden uyuyamamakta, bu durum sağlığı yanında günlük yaşamını da olumsuz etkilemektedir.”  

Karagüzel’in kalp krizi geçirdiği süreçlere değinen Onaran, “Karagüzel, 2021 yılında geçirdiği ilk kalp krizi sırasında önce hapishane revirine götürülmüş, burada durumunun daha da ağırlaşması, tansiyonunun çok yükselmesi üzerine Kayseri'ye hastaneye kaldırılmıştır. Hastanede anjiyo yapılmış, 2 gün yoğun bakımda tutulmuştur. Yapılan anjiyoda kalbe giden çok sayıda damarın tıkalı olduğu tespit edilmiştir. 3 gün sonra tekrar anjiyo yapılmış, 8 gün hastanede kalmıştır. Hastanede kaldığı 8 gün boyunca elleri yatağa kelepçelenmiştir. 9 Mart 2022 günü de üçüncü kez kalp krizi geçiren Karagüzel, Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılmış,  burada tıkalı damarlarına stent takılmıştır. Karagüzel, hastanede kaldığı süre boyunca yine yatağa kelepçeyle bağlanmıştır” şeklinde konuştu.

Onaran, “Her an yeni kalp krizi riski ile yaşayan Muhlise Karagüzel’in serbest bırakılarak tedavisinin dışarıda sürdürülmesi sağlık ve yaşam hakkının korunması bakımından zorunluluk haline gelmiş bulunmaktadır” dedi.


ANKARA

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla eylemlerinin 439'uncu haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde bir araya geldi. İHD Merkez Hapishaneler Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen, Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutulan Seyfettin Demhat’ın durumuna dikkat çekti.

Demhat’ın genetik olarak Akdeniz ateşi hastası olduğunu aktaran Çevirmen, “Bu hastalık ataklar halinde tekrarlar. 3-4 gün sürebilen, ateşin de eşlik ettiği, karın zarında iltihaplanma nedeniyle karın ağrısı, göğüs kafesinde ağrı ve batma hissi ve eklem ağrısı-şişliği meydana gelir. Tekrarlayan ataklar zaman içinde vücutta amiloid adı verilen proteinin birikmesine, kronik böbrek yetmezliğine ve başka rahatsızlıklara da neden olmakta. Demhat, Kolşisin ilacı kullanıyor ancak bu ilaç hastalığı iyileştirmiyor. Yalnızca hastalığın atak yaparak başka organlara zarar vermesini engelliyor” dedi.

Demhat’ın cezaevinde stres ve sıkıntılı koşullardan dolayı hastalığının ilerlediğine, kas ve eklem ağrılarından dolayı merdiven dahi çıkamadığına dikkat çeken Çevirmen, “Aşırı stresten kaynaklı olarak sürekli kalp spazmları geçiriyor. Boynunda belinde hareketsizlikten kaynaklı birçok fıtık oluşmuş ve bunlar da atak geçirmesine sebep oluyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması gerektiği için sürekli kalkıp koğuşun içinde yürümek zorunda kalıyor ve ciddi ağrıları olduğunda bile gece uykudan uyanıp kalkıp yürümek zorunda kalıyor” dedi.
Demhat’ın vücudunda hastalığı nedeniyle, idrar ve vitamin kaçağı oluştuğuna işaret eden Çevirmen,  Demhat’ın bu nedenle sürekli doktor gözetiminde 3 veya 6 ayda bir hastaneye giderek testler yaptırması gerektiğini söyledi.  

Çevirmen, şunları belirtti:

"Cezaevi şartlarında bu devamlı kontroller mümkün olamıyor. Atakları tetikleyen en önemli sebepler stres ve fiziksel yorgunluk, yeterli beslenememe, düzenli uyku uyuyamama ve hapishane ortamı. Demhat’ın yaşamını zorlaştıran ve hapishanede kalabilmesini olanaksızlaştıran hastalıkları artarak devam ediyor. Tetkik ve tedavileri eksiksiz olarak yapılmalı ve bu süreçte sağlıklı koşullarda yaşamını devam ettirerek, tedavi olabilmesi için tahliyesi sağlanmalıdır.”


İZMİR
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için düzenlediği basın açıklamalarının 269’uncu haftasında Konak'taki eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenledi. Eyleme demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Açıklamayı okuyan İHD İzmir Şube Sekreteri Ali Aydın, Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan 31 yaşındaki Mazlum Alan’ın durumuna dikkat çekti.

Cezaevi idarelerinin ve iktidarın Kürt siyasi tutsaklara düşmanca yaklaşımı olduğunu vurgulayan Aydın, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) görevine değindi. Aydın, “Bunların yanında tam teşekküllü hastanelerin vereceği raporların da yeterli olabileceği belirtilmiş.  Bizler ATK yerine bağımsız hekimler kurulunun vereceği kararları önemsiyoruz. Düşüncelerini açıkladığı için, haberleri nedeniyle, yaptığı siyaset nedeniyle hapiste olan kişileri hapse atan anlayışa yönelik temel bir değişim göremiyoruz. Ağır hasta mahpusların bırakılmaları için Cumhurbaşkanının af yetkisi keyfiyet ya da siyasi çıkar davranışı göstermektedir" dedi.

Alan’ın 2011 yılında Amed’de tutuklandıktan sonra ağırlaştırılmış müebbet ve 77 yıl 12 ay hapis cezası aldığını belirten Aydın, sağlık sorunlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Kendisine verilen kararda 'ölünceye kadar' ibaresi yazılıdır. Mazlum’un, bu genç yaşına rağmen birçok hastalığı vardır; bel fıtığı, hepatit B, ülser hastalıklarının yanı sıra astım hastası. Akciğer hastalığı oldukça ilerlemiş ve zor nefes alabilir haldedir. Alan’ın bir kulak zarı yapay diğer kulak zarı ise hiç bulunmamaktadır. Göz bebeğinde küçülme vardır. Ayrıca basur, sinüzit, kalp kapakçıklarında çürüme oluşmuştur. Bütün bu hastalıklarının üstüne bir de karaciğer kanserine yakalanmıştır.”