‘Kürt kadın birliği dört parça için bir ihtiyaç‘

HEDEP Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Jin Jiyan Azadî kampanyası kapsamında Kürt kadın birliğinin kurulmasının Kurdistan’ın dört parçası için bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

HEDEP Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Silopiya Belediye Eş Başkanı Adalet Çimen Fidan, Kadın Hareketi Sözcüsü Gülbahar Güzel, Demokratik Toplum Kongresi Üyesi Neslihan Acar ve HEDEP Kadın Meclisi üyesi Gülbahar Aksoy’dan oluşan kadın heyeti, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle Güney Kurdistan’da yürüttükleri çalışmalarını tamamladı.

Kürt Kadın Hareketi tarafından başlatılan Jin Jiyan Azadî kampanyası çerçevesinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinliklerine denk getirilen ziyaretler kapsamında Başûrê Kurdistan’ın farklı kadın kurumları ve kadın siyasi temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirildi. Kadın heyetinin ziyaretlerini Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ve Kadın Hareketi Aktivisti Gülbahar Güzel, ANF’ye değerlendirdi.

‘JIN JIYAN AZADÎ ÇALIŞMALARINI ORTAKLAŞTIRMAK İSTİYORUZ’


HEDEP Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Kurdistan coğrafyasında yoğun bir savaşın yaşandığını belirterek, “Bu savaşta en çok zorlanan, acı çeken ve şiddete maruz kalanlar kadınlardır. Bütün bunlarla mücadele etmek için "Jin jiyan azadî" kampanyasını güçlendiriyoruz. İran’da Jîna Emînî’nin katledilmesi ile dünyaya yayılan Jin Jiyan Azadî felsefesi, bütün dünya kadınları için büyük bir ilham kaynağı oldu. Bu temelde kadınlara yönelik çalışmalarımız var. Mahalle toplantıları, aile toplantıları, genç kadınların eğitim süreçleri gibi kadınları güçlendirmek için çalışıyoruz. Eğitim ve örgütlenme çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü nedeniyle bu temeldeki çalışmalarımızı paylaşmak ve ortaklaşmak için Başûrê Kurdistan’a geldik. Buradaki kadın kurumları ve genel anlamda kadınlarla ilişkilerimizi güçlendirmek ve çalışmalarımızı ortaklaştırmak için geldik” 

Kurdistan’ın dört parçasında egemen devletlerin kadınlara yaklaşımının aynı olduğunu söyleyen Erdoğan Sarıtaş, “Kadın gücünün ortaya çıkmasını istemiyorlar. Kadının öncüleşmesini ve toplumsallaşmasını istemiyorlar. Çünkü kadın örgütlü olursa, güçlenirse erkek zihniyeti ile şekillenen iktidarlarının çökeceğini biliyorlar. Onun için kadınları ve kadın öncülerini hedef alıyorlar. Öldürüyorlar, hapse atıyorlar. Kadınlar üzerinde geliştirdikleri baskıları meşru göstermek istiyorlar. Buradaki siyasetçi kadınlarla, kadın kurumlarıyla bu süreci nasıl güçlendireceğimizi görüştük. Kürtler yüz yıldır bir şekilde bu savaşın içindeler. En çok kadınlar bu süreçten etkileniyor.  Bir şekilde biz de içindeyiz ve etkileniyoruz. Bu süreç bizim için önemlidir. Kürtler için daha da önemlidir. Kadın rolü ve öncülüğü daha önemlidir. Kurdistan’ın tümünde kadınların yaşadığı sorunların kadınların örgütlü olduğu alanlar ve olmadığı alanlarda Bakurê Kurdistan’da gördük. Bedel ve emeklerle kadın kazanımlarının geldiği aşama belli. Eşit temsiliyet hakkı nasıl elde edildi. Bunlar büyük bedel ve emeklerle oldu. Biz bütün bu tecrübeleri Başûrê Kurdistan’daki kadınları ile paylaşmak ve onları bu süreçlere katmak için çalışıyoruz. Ortak hareket etmek istiyoruz. Doğu Kurdistan’daki kadınlarla nasıl bir ilişki kurarız. Bunları tartışıyoruz. Bizi çok sıcak karşıladılar. Onlar da Kürt kadınların birliğine ihtiyaç duyuyorlar. Erkek zihniyetin yarattığı sorunlar her yerde aynı” diye konuştu.


Kadın Hakları Aktivisti Gulbahar Güzel de, Jin Jiyan Azadî kampanyası çalışmaları çerçevesinde bir haftalık program kapsamında Başûrê Kurdistan’a geldiklerini kaydederek, “Buradaki kadın çalışmalarını yerinde görmek ve tecrübelerimizi paylaşmak, bundan sonrası için nasıl bir ortak çalışma yürütebiliriz; bütün bunları paylaştık. Birçok görüşme gerçekleştirdik, sonuçlarını ileriki zamanlarda göreceğiz. Biz Bakur’da kadın çalışmalarını Kürt Kadın Hareketi'nin özgürlük mücadelesinden yola çıkarak başlattık. Jin Jiyan Azadî kampanyasını başlattık. Kurdistan’ın 4 parçasında bu çalışmaları yapmak istiyoruz. Kadınlarla bir araya gelmek, paylaşmak ve sorunları bir arada tartışmak iyi geliyor. Sorunları dinlemek hem bize hem de onlara iyi geliyor. Sorunları çözme noktasında çok verimli geçiyor. Maalesef dünyanın her yerinde aynı olmasa da benzer sorunlarımız var. Kadına yönelik şiddet dünyanın her yerinde var. Kadın cinayetleri, politik boyutu ile kadın temsilcilerin katledilmesi.  Bu çalışmaları yürütürken zorlanıyoruz. Erkek zihniyeti ile karşı karşıyayız. Bakurê Kurdistan’da binlerce öncü kadın arkadaşımız cezaevinde. Özellikle çocukları ile tutuluyor. Bakur'da devlettin engelleri ile karşılaşıyoruz. Burada maalesef kadınlar daha çok katliamlarla karşılaşıyor. Kadın siyasetçilerimiz veya öncülerimiz katlediliyor. Yakın zamanda Nagihan hevali kaybettik. Kadın kütüphanesini açma hazırlığındaydı. Kadının güçlenmesini, öğrenmesini engelleyen zihniyeti her yerde görüyoruz” şeklinde konuştu.

KADINLAR KUZEY’DE DE TUTUKLANIYOR, GÜNEY’DE KATLEDİLİYOR

Kuzey Kurdistan’da toplumun değer yargılarının hedef alındığını ve bunun kadın üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken Güzel, şunları söyledi: “Tacizler, tecavüzler, kadınların fuhuşa sürüklenmesi. Genç erkeklerin uyuşturucuya bulaştırılması. Bunu yapmak için tahmin edilemeyecek yöntemler geliştiriyorlar. Bunlar karşısında mücadele geliştirebiliyoruz. Bu mücadelenin karşılığı Kuzey'de cezaevi, Güney'de ise ölümdür. Dünyada Kürt Kadın Hareketi çok değer görüyor. En önemlisi, bunu Rojava'da gördük. Savaş sonrası kadınların öncülük etmesi ile kazanılan bir yer ve kadınlar tarafından kurulması tüm dünyada çok ciddi yankılar oluşturdu. Kadın temsiliyetini çok önemsiyoruz. Kuzey'de bunun önemli bir karşılığı var. Başûr’da bunun eksikliği var. Bunu yaptığımız görüşmelerde de gördük.  Mesela HEDEP parlamentoda eşitlik ilkesi üzerine adaylarını gösterdi; bir kadın, bir erkek. Eşbaşkanlık sistemini HDP getirdi. Sonucu kayyumlar el koydu. İlginç olan şey kayyımlarla birlikte ilk kapatılan yerlerin belediyelerin kadın kurumları olması. Bazı belediyelerde kadın sığınma evleri kapatıldı. Yani kayyum zihniyeti ilk olarak kadın kurumlarını hedef aldı. Bu da bize iktidar zihniyetin kadın güçlenmesinden ve kadın çalışmalarından korktuğunu gösteriyor.”

Toplumda sürekli kadın sorunun gündeme getirilme biçiminin yanlış olduğunu ifade eden Güzel, “Sürekli kadın sorunu dile getiriliyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu bir toplum sorunudur. Kadın erkek birlikte yaşıyoruz. Yaşamın her alanında. Birlikteyiz. Bunu yürütürken özgün kadın çalışmalarımızın dışında ortak yürütmemiz gereken çalışmalarımız da var. Ancak bunları böyle aşabiliriz. En önemli gücümüzü de birbirimizden alıyoruz; bir araya gelerek, kadınların dayanışarak güçlenmesinden alıyoruz. Bu görüşmelerin sonuçlarını ileriki süreçlerde değerlendirebiliriz” şeklinde konuştu.