KCK'den Sinunê açıklaması: Soykırım saldırılarına karşı tutum almaya çağırıyoruz!

İşgalci Türk devletinin Sinunê Halk Meclisi’ne dönük saldırısına ilişkin açıklama yapan KCK Dış İlişkiler Komitesi, soykırım saldırılarına karşı Kürdistan kamuoyu ve Iraklı güçleri güçlü tutum almaya ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.

KCK Dış İlişkiler Komitesi, işgalci Türk devletinin Şengal’e yönelik saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

KCK Dış İlişkiler Komitesi, “15 Haziran 2022 tarihinde Şengal Demokratik Özerk Yönetime bağlı Sinunê Halk Meclisi işgalci TC devleti tarafından üst üste bombalanmıştır. Bu soykırım saldırısında 12 yaşındaki Saleh Xidir Naso şehit düşmüş, aralarında basın çalışanları ve çocukların da bulunduğu 7 Êzidî ise yaralanmıştır. Bu insanlık dışı soykırım saldırısında şehit düşen Saleh Xidir Nasoyu saygıyla anıyor, ailesine ve Êzidî toplumuna başsağlığı diliyoruz. Yine bu saldırıda yaralanan Êzidî toplumu üyelerine de acil şifalar diliyoruz” dedi.

“Soykırımcı TC devletinin Kürdistan ve Ortadoğuda yürüttüğü işgal ve soykırım saldırıları Erdoğan rejimini çökme eşiğine getirmiştir” denilen açıklamada şunlar belirtildi:

“Egemenliğini ve TC sömürgeciliğini genişletme, yeni Osmanlı devletini tesis etme amaçlarıyla halkımıza karşı her alanda saldırılarını sürdürmektedir. Bu kapsamda Başur Kürdistan da dahil Musul ve Kerküke kadar bir işgal planının olduğu bilinmektedir. TC özellikle işbirlikçi KDPnin de yardımıyla varlığını Irak’ın içine kadar taşımak istemekte, işgal planını adım adım gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Kürdistan’ın işgaline karşı PKK gerillaları kahramanca bir direniş sergilemektedir. Bu direniş karşısında iradesi kırılan TC devleti ise gerillaya karşı kimyasal silah kullanmaktadır. Tüm insanlık dışı yöntemlerine rağmen KDP yardımıyla elde etmek istediği sonuçları alamamış, işgal hevesi gerillanın darbeleriyle boğazında kalmıştır.

Özgürlük gerillasına karşı çaresiz kalan soykırımcı TC devleti tüm özgürlük alanlarına dönük soykırım saldırılarını arttırmıştır. Gerillaya karşı kimyasal silah kullanırken Başur Kürdistanlı halkımızı bombalamaktadır. BM himayesi ve Irak sorumluluğu altında bulunan Maxmur mülteci kampında yerleşim yerlerini bombalayıp kamp sakinlerini katlederken, soykırımdan çıkmış Êzidî halkımızı ve çocukları katletmektedir. Rojavayı işgal planlarını tüm dünyaya açık açık ilan ederken, evlerinde yaşayan savunmasız sivilleri katletmektedir. Faşist şef Erdoğan bu soykırım saldırılarını bölgede sorumluluğu bulunan güçlerin sessizliği ile sürdürmektedir. Bu sessizliğin sebep olduğu son katliam ise Şengale bağlı Sinunê merkezinde yaşanmıştır.

IRAKLI GÜÇLER SALDIRILARA TAVIR ALMALI

Şengal, Irak’ın sorumluluğunda bulunan bir bölgedir. Her vesile ile Şengalde güvenlik ve istikrar vurgusu yapan Mustafa Kazımi hükümeti, TC devletinin Êzidî Irak vatandaşlarını katleden bu saldırısı karşısındaki sessizliği oldukça manidardır. Bu sessizliğin gerçekleşen saldırıyı onaylama dışında bir anlamı yoktur. Irak’ın egemenliğine ve vatandaşlarının güvenliğine kast eden böyle ağır bir saldırı karşısında Kazımi hükümetinin herhangi bir açıklama yapmaması, TCnin Başur Kürdistan’ı işgal saldırıları karşısındaki yaklaşımı ile tutarlılık içerisindedir. Bu sessizlik işgalci TC devletini cesaretlendirmekten başka bir sonuç yaratmaz. Bizler TC sömürgeciliğini tarihsel ve siyasal olarak çok iyi tanıyan bir hareketiz. İşgalci TC devleti yeni Osmanlı hayalleri ile Irak topraklarını fethetme ve parçalama siyaseti yürütüyor. Kazımi hükümetinin Irak topraklarının işgaline ve Irak vatandaşlarının katledilmesine yönelik sessizliği ise TC'ye cesaret veriyor. Bu nedenle Irak'lı siyasi ve toplumsal güçleri bu saldırılar karşısında tavır almaya, TC saldırılarını durduracak ulusal ve uluslararası mekanizmaları harekete geçirerek Irak'ın işgal edilme planını boşa çıkarmaya çağırıyoruz.

BM SESSİZ KALARAK KATLİAMCILARI CESARETLENDİRİYOR

Yine Êzidîlerin yaşadıkları soykırımdan kaynaklı BM ve ilgili kurumlarının (UNAMI vb.) sorumlulukları bulunmaktadır. BM Irak temsilciliği ve ilgili kurumları, işgalci TC devletinin Êzidî halkımıza ve yerleşim yerlerine saldırdığı ve katliam gerçekleştirdiğini teyit etmelerine rağmen suç ortaklığı anlamına gelen bir sessizlik içerisindedir. Bu saldırılarda BM de sistematik sessizlik politikası nedeniyle katliam gerçekleştiren güçleri cesaretlendirmiştir. Soykırımcı TC devletine ait savaş ve keşif uçakları ABDnin sorumluluğunda bulunun Irak hava sahasını kullanmaktadır. Daha önce de Irak hava sahasını TC saldırılarına açan ABD’nin sorumluluğu gündeme gelmişti. Fakat Sinune saldırısından da anlaşıldığı kadarıyla TC’nin gerçekleştirdiği bu katliamlarda Irak hava sahasını kullandırtan güçlerin de sorumluluğu vardır. Zaten bu sorumluluğu hafifletmek için katliamı gerçekleştiren TC’nin adını vermeden katledilen Êzidî Saleh Xidir Naso için başsağlığı dilenmiştir. İşgalci TC devletinin halkımıza karşı yürüttüğü katliam göz yumarak değil, tanınan imtiyaz ve ayrıcalıkları ortadan kaldırarak engellenebilir. Başta ABD olmak üzere, uluslararası güçleri TC’nin bu saldırılarına yardımcı olmaktan vazgeçmeye, Irak’ı parçalama saldırılarını durduracak tedbirler almaya çağırıyoruz.

BAŞUR HALKI KDP’NİN İNSANLIK DIŞI SUÇLARINA TAVIR ALMALIDIR

KDPnin Êzidîlere ve Şengale dönük gerçekleşen tüm saldırılarda özel bir rolü olduğu bilinmektedir. Adeta 73. Fermanın sonuca ulaşmamasına duyduğu öfkeyi, Êzidî halkını ve kanaat önderlerini TCye katlettirerek gidermeye çalışmaktadır. Yok edilememiş Êzidîlik ve Êzidîler KDPnin kabusuna dönüşmüş durumdadır. Êzidîlerin özyönetiminden ve özsavunmasından TC, KDP ve DAİŞ dışında korkan ve düşmanlık yapan başka bir güç yoktur. KDP Başur Kürdistan’da özgürlük gerillasına karşı oynadığı rolü Êzidîleri hedef alan TC saldırılarında da oynuyor. Başta Kürdistan halkımızın, özelde ise Başur halkımızın KDPnin işlediği bu insanlık suçlarına karşı tavır almaya çağırıyoruz. Şengal, Maxmur, Başur, Rojava ve her alandaki soykırım saldırılarına karşı zamanında ve yerinde tepki geliştirmenin bu saldırıları boşa çıkarmada önemli bir rolü olduğunu belirtmek istiyoruz.

Yıkılma eşiğine gelmiş olan faşist Erdoğan rejimi ömrünü uzatmak için halkımıza ve bölge halklarına daha vahşice saldırıp katliamlarını sürdürecektir. Bu soykırım saldırılarına karşı başta Kürdistan kamuoyunu ve Iraklı güçleri güçlü tutum almaya ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz."