Kadınların yoğun adaylık başvurusu bir mesajdır

DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, kadın aday adaylarının yoğun başvuruda bulunmasının, eşbaşkanlık sisteminin ve kadın kazanımlarının hedef alınması nedeniyle önemli bir mesaj olduğunu söyledi.

İktidarın, eşbaşkanlık dahil kadın kazanımlarını kendisi için tehdit gördüğünden işbaşkanlığı kriminalize etmeye çalıştığını belirten DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, "İyi olan her şeye ideolojik karşıtlıkla terörize ederek saldırıyorlar. Kadın mücadelesini, kadınların yönetimini, eşit temsiliyeti kendilerine ciddi bir risk olarak görüyorlar” dedi. 

DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, kayyum politikalarını ve önümüzdeki yerel seçimin önemini ANF'ye değerlendirdi. Kaya, kayyum atamanın, Türkiye’deki iç hukuka ve uluslararası hukuka aykırı antidemokratik bir uygulama olduğunu söyledi. Halkın iradesini yok sayan ve hiçbir dayanağı olmayan bu politikada asıl meselenin, siyasal alanda ne yapmak istediğiyle ilgili olduğunu belirten Kaya, şöyle devam etti: "Halkın iradesini yok sayan, halkın asimilasyoncu politikaya karşı direnişini yok sayan bir anlayışı belediyelere getirdiklerini görebiliyoruz. Evet bunu yıllardır farklı farklı yöntemlerle yaptılar ve kayyum uygulaması da bu yöntemlerden biri. Bunu yaparken de özellikle kadın kazanımlarına ve kadınların hayata geçirmiş olduğu çalışmalara saldırılar oldu. Bunlardan en önemlisi eşbaşkanlık sistemi, diğeri ise kadın dayanışma ağını güçlendirmek için kurulmuş olan mekanizmalar, kooperatifler, danışma ve dayanışma merkezleri ile sığınaklar oldu.” 

ALAMADIKLARINI GASP ETTİLER 

Türk devletinin tekçi, ırkçı, cinsiyetçi karakterine işaret eden Kaya, "Kayyum uygulaması da bunu sürdüren birşey. Kadınların hiçbir alanda güçlenmesini, belediyelerde eşit temsiliyete sahip olmasını istemiyorlar. Kürt illerindeki belediyelerde iyi bir işleyişin olması ve bu belediyelerin dünyaya bile rol model olması, onların kendi yönettiği belediyelerdeki kötü işleyişi de teşhir ediyordu ve asıl dayanamadıkları bir yanı da bu oldu. Kazanamadıkları sadece bizim belediyelerimizdi ve iradeyle alamadıklarını gasp ettiler. Hırsızlığı, gasbı, yolsuzluğu taşıdılar” dedi. 

EŞBAŞKANLIĞI TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR 

Eşbaşkanlık sisteminin, Kürt kadınların mücadelesiyle elde edildiğini ve uygulanmasının resmileştiğini hatırlatan Kaya, şöyle konuştu: "Artık her parti eşbaşkanlık sistemini yasal olarak kullanabiliyor. Belediyecilikte de eşbaşkanlık sistemini uyguladı. Bu model, kadınları belli bir alana sıkıştırmadan yaşamın her alanında, yerelden yerinden yönetime dahil olabilecekleri bir uygulamaya dönüştürdü. Son üç dönemdir belediyelerde bu modeli uyguluyoruz. Henüz belediyecilik açısından yasal bir statüye kavuşmuş değil. Bununla ilgili de mücadelemiz sürüyor. Bu da iktidar açısından tabii oldukça kritik bir mesele. Bunu bir tehdit olarak görüyorlar ve eşbaşkanlığını kriminalize etmeleri de tam da bu sebepten karşımıza çıkıyor. Onlar iyi olan her şeye karşılar ve iyi olan her şeye ideolojik karşıtlıkla terörize ederek saldırıyorlar. Kadın eşbaşkanlarımızın çoğu hala tutuklu ve çoğu da uzun süre cezaevinde kaldıktan son tahliye edildi, ancak haklarında hapis cezası kararı verildi. Gültan Kışanak bu anlamda çok önemli bir siyasal figür. Cezası bitmesine rağmen hala rehin tutuluyor. Tehdit olarak görülüyor. Kürt kadın mücadelesine ve eşbaşkanlık sistemine çok önemli katkıları olmuş. Bugün nasıl ki onlarca TJA’lı arkadaşımız, kadın eşbaşkanlarımız cezaevinde tutuluyorsa ve yargılanıyorsa, bunun işte temel sebebi kadın kazanımlarımızın güçlü olmasıdır. Kadın mücadelesini, kadınların yönetimini, eşit temsiliyeti kendilerine ciddi bir risk olarak görüyorlar ve bizi her alanda daraltmaya çalışıyorlar.” 

ÖN SEÇİM GÜÇLÜ BİR ÖRGÜTLENME SAĞLAYACAK

Haziran'da yapılan genel seçimlerin ardından partiye dönük strateji hususunda pek çok eleştirinin yapıldığını ve halkın bu eleştirilerini dikkate aldıklarını dile getiren Kaya, şunları ifade etti: “Parti yönetimimiz bu eleştirileri değerlendirdi ve yerel seçimlere de bu eleştirileri dikkate alarak gidiyoruz. Bunun için güçlendirici ve geliştirici halk toplantıları, halk buluşmaları yapıldı. Bu toplantılar oldukça verimli ve ön açıcı oldu. Bu doğrultuda da yerel seçimler konusunda alınmış kararların hepsi oldukça önemli. Hem adayların belirlenme sürecinde hem de sonraki sürecinde oldukça demokratik ve halkın katılımıyla gidecek bir döneme başladık. Adaylar ön seçimle belirlenecek ve adayını halk kendisi belirlemiş olacak. Küçük ilçeler de dahil her yerde sivil toplum örgütlerinden esnafa kadar herkes oy kullanacak. Yapının ortak kararıyla sonuca varılacak ve bunu çok önemli buluyoruz. Nüfus büyüklüğü açısından güçlü olduğumuz yerlerde kendi adaylarımızla seçime katılacağız. Büyük illerde de herkesin hassasiyetini gözeterek bir ilerleme olacak. Bu seçim süreci de güçlü bir şekilde örgütlememizi sağlayacak. Bu bizi artı kazanımlara götürecektir.” 

HALK KENDİ BELEDİYELERİNİ GERİ İSTİYOR

Başvuru sürecinin uzatılmasının da aslında iyi olduğunu, çünkü kadın adayların başvurusunda da büyük artış yaşandığını kaydeden Kaya, şunları ekledi: "Kararsız kalan arkadaşlarımız süreç uzatılınca en azından netleşmiş ve başvuru yapmış oldu. Bu bizim açımızdan oldukça önemliydi. Özellikle kadın aday adaylarının yoğun başvuruda bulunması, eşbaşkanlık sisteminin ve kadın kazanımlarının hedef alınması nedeniyle önemli bir mesaj oldu. Tüm bunların neticesinde seçim sürecinin oldukça güçlü geçeceğini görüyoruz. Ön seçim kararımızla beraber de aslında halkta çok ciddi ve güçlü bir kayyumları gönderme kararlılığı da görüldü. Halk kayyumlardan artık kurtulmak ve kendi belediyelerini geri istiyor. Kentlerimizi ve kendimizi biz yönetelim, ekolojik, demokratik ve kadın özgürlükçü sistemimizi yaşatalım. Kadınları güçlendirecek, kadınları şiddetten koruyacak mekanizmaları belirleyelim. Bu nedenle herkesin bu sürece güçlü katılmasını istiyoruz.”