Bulunamayan ilaçlar artıyor

Güncellenen ilaç fiyatlarının kurun çok altında olmasından kaynaklı ilaç bulunamadığına dikkat çeken eczacılar, fiyatların döviz kuru gerçeğine uygun güncellenmesini gerektiğini söylüyor.

İlaç piyasasında Şubat’ta yapılacak zamlar, 600 ilacın tedarik edilememesi sebebiyle erkene çekildi. Resmi Gazete’nin 14 Aralık sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ilaç Euro kuru yüzde 36,77 arttı. Karar sonrası örneğin yılın başında 1. 64 TL’ye satılan tek hap şeklinde kutulu ambalajdaki Gripin'in fiyatı 14.07 TL oldu. Eczacılar, belirlenen kur seviyesinin güncel kurun çok altında olmasından kaynaklı piyasada bulunamayan ilaç sorununun devam edeceğini söylüyor. İktidar ise hem sendikanın hem de muhalefetin bu anlamda yükselen sesine cevap vermiyor.

İstanbul’da abir eczacı, bu fiyat değişikliğinin onları nasıl etkilediğini, ilaçların bulunamamasını ve esasen ne talep ettiklerini ANF’ye anlattı. Güncellemenin sadece sabitlenen döviz kurunun belli oranda artırılmasından ibaret olduğunu belirten eczacı, şunları söyledi: “Son zamla beraber ilaçta Euro bazlı döviz kuru 7,86 TL’den 10,75 TL’ye yükseltildi ki serbest piyasadaki Euro değerinin yarısından ufak bir fazlasına tekabül ediyor bu değişiklik. Bu son gelen güncelleme eczanelerin geçmiş kayıplarını ve yükselen giderlerini karşılamaktan çok uzak.”

VATANDAŞIN ÖDEME PAYI ARTIYOR

2009’daki İlaçta Fiyat Kararnamesi ile eczacıların her yıl eriyen gelirleri olduğuna dikkat çeken eczacı, şöyle devam etti: “Eczane karlılığı açısından 2009’da İlaçta Fiyat Kararnamesi ile eczane karlılığı bahsettiğimiz döviz kuru ve kar marjlarında çeşitli bürokratik tasarruflarla sabitlendi. Geçtiğimiz Temmuz’daki güncellemeye gelene kadar, 2009'dan 2022ye gelirken piyasadaki herhangi bir ürünün fiyatını inceleyip ilaçla karşılaştırdığınızda eczanelerin bırakın kar etmeyi her yıl giderek eriyen gelirlerle sağlık hizmeti vermeye çalıştığı ortada. Döviz güncellemesi eczanenin lehine gibi bir durum gibi görünse de reçetede vatandaşın ödemesi gereken tutarı artırmakta, her artış da eczanelerde hasta ya da hasta yakınları ile karşı karşıya getirip gergin iletişimlere yol açmaktadır. Şu anki enflasyonist ortamda ilaç firmaları istedikleri karlılıklarını sağlayana kadar ‘ilaç yok’ demeye devam edeceklerini düşünüyorum. Eczanelerin ise artan stresli çalışma ortamında öngörülemez, umutsuz bir dönemi atlatmaya çalışacağı açıktır.”

KANSER İLACINDAN ANTİBİYOTİKLERE…

Eczacı, piyasada bulunmayan ilaçları da şöyle özetledi: “Çocuk şuruplarından hormon, kanser ilaçlarına, antibiyotiklerden ateş düşürücülere geniş bir yelpazede bine yakın kalem yok ve yoklar listesi her gün artmakta. Benim bölgemde mesai içerisinde veya nöbetlerde karşılaştığımız en sık durum, fiyatların yüksek gelmesi sebebiyle reçetede yazılı olan 4 kalemin bazen birinin bazen ikisinin alınmak istenmemesi. Bu da eksik tedavi ya da hastanın daha geç iyileşmesi, tekraren hastalığa yakalanması gibi durumlara sebebiyet vermekte.”

ECZACI KARLILIĞI GERÇEKÇİ OLMALI

Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla sağlık hizmetlerinin bir "sektöre" dönüştürüldüğü dikkat çeken eczacı, şunları ekledi: “Sağlık hizmetine ve ilaca ulaşmak, devletin sağlığa yönelik politikalarını etkileme kapasitesi yüksek özel hastane zincirlerinin, ilaç firmalarının, dağıtım kanallarının ve sektörün diğer oyuncularının insafına terk edilmiş durumda. Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) bu ortamda kapasitesi güçlü ve belirleyiciliği yüksek oyuncular arasında eczacı tabanının baskısıyla bir miting düzenledi ve miting ses getirdi. Vatandaşların eczanede karşılaştığı ilaç yoklarının Türkiye gündemine taşınması açısından faydalı bir miting oldu denilebilir. Eczacıların en temel gündemi ise Ankara'da yapılan mitingde de belirtildiği gibi İlaçta Fiyat Kararnamesi’ndeki eczacı karlılığının bugünün şartlarına uygun gerçekçi bir şekilde düzenlenmesi.”