PAJK: Kadın kurtuluş mücadelesini geliştirecek ve büyüteceğiz!

PAJK: Kadınların özgür yaşam mücadelesi ve direnişinin kadın ve insanlığın devrimini sağlayacağını söylüyoruz. Kadınların mücadele günü olan 8 Mart vesilesiyle kadın kurtuluş mücadelesini geliştireceğimizi ve büyüteceğimizi belirtiyoruz" dedi.

PAJK Koordinasyonu internet sitesi üzerinden yaptığı yazılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü açıklamasında, “Bugünün yaratıcılarının şahsında, Kürdistan’daki ve dünyadaki tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Rosa Luxemburg’dan Clara Zetkin’e, Saralara kadar kadınların, erkek- devlet egemen ideolojisi ve zihniyetine karşı 21. yüzyılda, kadın kurtuluşu ideolojisi temelinde büyüyen ve daha derinlikli bir mücadeleye yol açan direnişini selamlıyoruz” dedi.

Açıklamada devamla şunlar ifade edildi:

“Yaşamımızın her anında, özgür yaşam felsefesi paradigmasında, kadın özgürlüğünü merkeze alan Önder Apo’nun 8 Mart gününü kutluyor, Önderliğimizin tarihi direnişini selamlıyoruz. Özgürlük mücadelesi şehitleri Tolhildan Raman, Sosin Bîrhat, Şilan Goyî, Sozdar Cudi, Awaz Ûrmiyê, Xerîbe Gezer ve Nûjiyan Ocelan şahsında tüm kadın ve insanlık devrimi şehitlerini saygı ve sevgi ve minnetle anıyoruz.

Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyada tüm kadınların ve halkların kapitalist modernite ve erkek- devlet zihniyetine karşı, mücadelesinin mirasını temel alan kadın mücadelesi önemli ve tarihi bir aşamayı yaşıyor. Kadınlar bu tarihi sahneyi ortak bir mücadeleye dönüştürürlerse, direnişin ve örgütlülüğün gücü ile kadınların ve tüm insanlığın zaferi olacaktır. Kadınların 8 Mart’taki kararlılığı ve tutumu, hegemonik güçlere ve onun savaş, soykırım, tecavüz, işgal ve doğa yağma sistemine karşı ortak mücadelesinin bir göstergesi olacaktır.

Kapitalist modernite, ulus-devletlerin baskıcı gücü ve erkek egemen zihniyeti ile dünyanın her yerinde kadınlara ve bir bütün olarak topluma karşı en korkunç ve yıkıcı şekillerde çok yönlü bir savaş yürütmüştür. Afganistan, Irak, Libya, Yemen, Suriye’den sonra egemen elitlerin çıkarlarını savunmak için hegemonik güçlerin savaşı şimdi Ukrayna’da devam ediyor. Bu savaşın bedelini de yine ulus-devlet sisteminin tutsağı ve kölesi olan kadınlara ve topluluklara ödeteceklerdir. Erkek egemen zihniyet, kadınların başarıları nedeniyle kadınların ilerlemesini ve gelişmesini engellemekte, her türlü vahşet yöntemlerle saldırıları teşvik etmektedir. Şiddet, cinayet ve fiziksel soykırımdan, psikolojik ve özel savaşlara, işyerlerinden, kamusal alanlara, evlerinin içine kadar, erkek egemen cinsiyetçi sistem tarafından sistematik tecavüzlere, tacize, şiddete ve uyuşturucu kullanılmasına kadar tüm kadınlara yönelmişlerdir. Kadınların hapsolduğu bu çemberden intihar döngüsüne karşı direnişlerini büyütmek, örgütlenmelerini, öz savunmalarını ve mücadele cephelerini genişletmek, yaşamının her anında her kadının yerine getirmesi ve çabalaması gereken bir görev olarak görülmelidir.

Kürdistan’da, küresel sorunların çözüm yolunu ve kadın kurtuluş çizgisini geliştiren coğrafya üzerinde bugün en büyük ve en zor savaş veriliyor. Faşist Erdoğan-Bahçeli liderliğindeki diktatör ve cani Türk devleti, Kürt kadınlarına ve bizzat tüm bölge halklarına karşı en büyük düşmanlığı yapıyor ve geliştiriyor. Erdoğan-Bahçeli şahsında, erkek-devletin otoriter zihniyeti, kadına ve topluma karşı çok açık ifadesini bulmaktadır. Bunun en somut örneğini Önderliğimiz üzerindeki ağırlaştırılmış tecritte görebiliriz.

ÖNDER APO'NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ MÜCADELEMİZİN MERKEZİNE KOYUYORUZ

Önder Apo’ya yönelik tecrit ve işkence sistemi devam ederken, soykırımcı Türk devleti tarafından Bakurê Kurdistan’dan Rojavayê Kurdistan’a, Başurê Kurdistan ve özellikle Şengal ve Maxmur’a kadar kadınlara yönelik soykırım politikası devam ediyor. Soykırımcı politikaların temel amacı, kadın özgürlüğü temelinde gelişen ve dünyayı etkisi altına alan özgür Kürtlerin güç ve iradesini yok etmektir. Kürdistan’da soykırımcı politikaların yıkılması, İmralı’daki tecrit ve işkence sisteminin ortadan kaldırılması ve faşist AKP-MHP rejimine son verilmesinin yolu direniş hattında yükseliyor.

50 yıldır Newroz ruhuyla devam eden özgürlük hareketimizin mücadelesi, bu çizgideki ısrar üzerine kurulmuş ve bugün hakikat, öncüler ve büyük kadın kahramanlar ile evrensel bir mücadele karakteri haline gelmiştir. Bizler Kürdistan Kadın Kurtuluş Partisi(PAJK) olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü mücadelemizin gelişiminin merkezine alıyoruz. Özgür, demokratik ve eşit bir yaşamın inşası ancak Önderliğimizin özgürlüğü ile mümkündür. Kürdistan’da Önder Apo, 8 Mart mücadele ruhunu kadın kurtuluş ideolojisi üzerine geliştirdi, anlamlı kıldı ve kadınlarla özgürlük yürüyüşünün hakikatine ulaştırdı.

Bu nedenledir ki Kürt kadınları ve Apo özgürlük çizgisinin militanları olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü kendi özgürlüğümüz olarak görüyoruz. Kadın soykırımına karşı, özgür kadınları ve toplumu koruma ve savunma zamanıdır’ ve ‘özgürlük zamanıdır’ hamleleri Önderliğimizin fiziksel özgürlüğü, kadın mücadelesinin yükselmesi ve direnişin direnişi temelinde geliştirildi. Başta Kürt kadınları olmak üzere, Başta Kürt kadınları ve Önder Apo felsefesi etrafında ateşten çember oluşturan Kürt halkı olmak üzere, kadınlar ve halklar 8 Mart ve Newroz ruhuyla özgür yaşamdaki ısrar ve yürüttükleri kesintisiz mücadele ile, işgalci ve sömürgecilere gereken cevabı verecektir.

Mart ayının başından bu yana Kürdistan’ın ve dünyanın dört bir yanında kadınlar sokaklara ve alanlara çıkıyor ve çeşitli etkinlikler yapıyorlar. Etkinliklere farklı renk, dil ve kültürlere sahip tüm milletlerden ve etnik kökenlerden kadınlar katılıyor. Bu aynı zamanda kadınların bir çıkış noktası olduğunun, kadın ve yaşam değerlerine sahip çıktığının bir işaretidir. Yine bu kadınların arzusu, Clara, Roza ve Saraların mirasını, yani 21. yüzyılda sosyalist demokratik devrimi kadınların öncülüğünde canlandırmaktır.

YENİ BİR KADIN VCE HALKLAR BAHARI YAŞIYORUZ

Bizler bu inançla yeni bir kadın ve halklar baharını yaşıyoruz. Bu temelde dünyadaki tüm kadınların yürekleri ve zihinleri ile direnen ve kadın ve insanlık devrimini geliştiren, kadın özgürlük hasreti ile mücadele eden her bir kadının mücadele ve emek vererek, fedakarlık yaparak ve büyük bedeller ödeyerek kazandığı 8 Mart’ını kutluyoruz.

Kürdistan Kadın Kurtuluş Partisi olarak kadınların özgür yaşam mücadelesi ve direnişinin kadın ve insanlığın devrimini sağlayacağını söylüyoruz. Kadınların mücadele günü olan 8 Mart vesilesiyle kadın kurtuluş mücadelesini geliştireceğimizi ve büyüteceğimizi bir kez daha belirtiyoruz. Şehitlere ve Önderliğe olan bağlılığımızın sözünü veriyoruz. Yine zindanlardaki tüm özgür tutsakların ve YJA Star gerillaları şahsında Önder Apo’nun çizgisindeki tüm militanların ve çizgi savunucularının 8 Mart’ını kutluyoruz.”