Esir asker ve polislerden çağrı

PKK’nin elindeki esir asker ve polisler, devlete, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunarak; kendileri için girişimde bulunulmasını istedi.

AKP-MHP hükümetinin, 2015 yılından bu yana Kürtlere karşı yürüttüğü yeni savaş konsepti sırasında PKK gerillaları çok sayıda polis ve askeri esir aldı. Ancak, Türk devleti daha önceki esirler gibi, herhangi bir girişimde bulunmayı reddetmekle kalmayıp, özellikle hava saldırıları ile kendi askerlerinin hayatını da tehdit ediyor.

Türk hükümeti, esir MİT elemanları, asker ve polislerle ilgili bir girişimde bulunmadığı gibi hava saldırılarıyla hayatlarını tehlikeye atıyor. Esir 9 asker ve polis, artık esaretin son bulması için girişimde bulunulmasını istiyor.

MİT’in Yurtdışı Etnik Bölücü Faaliyetler Başkanı Erhan Pekçetin ile MİT İnsan Kaynakları Yöneticisi Aydın Günel, 4 Ağustos 2017’de Süleymaniye’nin Dokan kasabasında özel bir operasyonla yakalanmışlardı. Bunların dışında hala PKK’nin elinde esir olan 9 asker ve polis de var. ANF'ye konuşan asker ve polisler, savaşın çözüm olmadığını belirterek, devletin kendilerini görmezden geldiği gibi hayatlarını da tehlikeye attığını söylüyor.

SAHİP ÇIKAN YOK

Sedat Sorgun: Erzurumluyum, Van F Tipi Cezaevi'nde askerliğimi yapıyordum. İzine giderken 13 Ağustos’ta PKK gerillalarının yol kontrolünde esir alındım. Yaklaşık üç yıldır buradayım. Şimdilik sağlık durumumuz iyidir. Pek bir sorun yok. Şimdiye kadar kimsenin bizi aramadığını, sormadığını biliyoruz. Hiç kimsenin, muhalefet partilerinin, hükümetin ve TSK’nın arayıp sormadığını, bize hiç kimsenin sahip çıkmadığını biliyoruz.

24 Haziran’da Türkiye’de seçim zamanıdır. Birçok aday Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği için yarışıyor, akıllarına gelen her türlü kelimeyi burada az çok olsa da radyodan dinliyoruz, her şeyi birbirilerine söyleyebiliyorlar. Fakat biz yokmuşuz gibi kimsenin gündeminde değiliz.

Şimdiye kadar hangi sorun silahla çözüldü ki Kürt sorunu da halledilsin. Bence her iki taraf da elini taşın altına koysalar bu sorun bu kadar uzun sürmez.

Şimdi seçim dönemindeyiz, hükümet kanadı olsun, muhalefet olsun, yeni milletvekili adayları olsun bu görüntülerimizi bunlara ulaştırırsınız da içlerinde bir tane çıkar da bunlara ne olacak diye sorarlar diye düşünüyoruz. Bize sahip çıkılsın.

PARTİLER DEVREYE GİRMELİ

Ümit Gıcır: Balıkesirliyim. 21 Eylül 2016'da Hakkâri-Çukurca arasında PKK’nin yol kontrolünde esir alındım. Çukurca ilçe jandarmada çalışıyorum. Oraya atanalı daha iki ay olmuştu, Çukurca’ya yeni gelmiştim.

Bizim için bir şeylerin yapılmasını istiyoruz. Siyasilerden, sivil toplum kuruluşlarından, devlet yetkililerinden iki yıl gibi bir süre geçmiş artık bizim için bir şeylerin yapılmasını bekliyoruz. Bizim yapacak artık bir şeyimiz yok, biz elimizden geleni yapıyoruz.

Siyasi kanatları, muhalefeti kim olursa bizim için devreye girebilecek kim olursa insan hakları derneği sivil toplum kuruluşları bunların devreye girmesini bekliyoruz. Hükümet kanadından CHP, HDP diğer isimlerini sayamadığım herkesten bizim için bir şeyin yapılmasını bekliyoruz.

Ailelerimizin de bizler için bir şey yapmasını bekliyoruz. Bizim iyi olduğumuzu bilmelerini, görmelerini istiyoruz.

HERKESTEN YARDIM BEKLİYORUM

Semih Özbey: Malatyalıyım. 17 Eylül 2015'te Tunceli’den Malatya’ya izne giderken esir düştüm. Bize yardımcı olabilecek herkesten yardım bekliyorum. Üç yıldır buradayım. Bizim için çabalanıyor mu ya da bir çaba var mı bunu bilmiyorum ama kimin elinde ne geliyorsa onun yapılmasını bekliyorum. İnsan Hakların Derneği diğer sivil toplum örgütleri olsun, yapabilecekleri ne varsa onun yapılmasını bekliyorum. Kesinlikle bizler için bir mücadele versinler.

NEDEN HİÇBİR ŞEY YAPILMIYOR?

Adil Kabaklı: Osmaniye doğumluyum. Askerliğimin acemi birliğini Ankara Etimesgut’ta yaptım. Usta birliğime giderken Tunceli güzergâhında PKK tarafından esir alındım. Yaklaşık üç yıldır buradayım. Bizim için şu ana kadar hiçbir şey olmadı ve üç yıl boyunca dinlediğimiz radyo kanalında bizden bahseden yok. İsmimiz geçmedi. Bizim beklentimiz devletimizdir.

Herkesten bir beklentimiz var ama kimse hiçbir şey yapmıyor. AKP, CHP hangi siyasi parti olursa olsun fark etmez burada hepsine sesleniyoruz. Neden bizim için bir şey yapılmıyor?

ADIMIZI BİLE ANILMIYOR

Müslüm Altıntaş: Şanlıurfa, Halfetiliyim. 5 Ağustos 2015'te askerlik görevimi yaptım. Piyade erim. 2 Ekim 2015’te Tunceli’de yakalandım. Şu ana kadar yani 3 Haziran 2018’e kadar halen örgütün elindeyim. Hükümete ve diğer devlet yetkililerine çağrım olacak. Hem bizler hem de ailelerimiz için bir şeylerin yapılmasını istiyoruz. Bu kadar milletvekili, siyasetçiler var, bunlar bizim için hiç mi bir şey yapamıyor ya da yapmıyor. Kemal Kılıçdaroğlu adalet yürüyüşü yaptı, bizim için hiç mi bir şey yapamıyor ya da yapmıyor. Hükümet de artık bizim için bir şey yapsın. Vatandaşlıktan mı çıkardılar, ne yaptılar? Hiçbir yerde ismimiz ağza alınmıyor.

HİÇBİR SES DUYMADIK

Mevlut Kahveci: Eskişehirliyim. 21 Eylül 2016’da Çukurca’dan Hakkâri’ye sınav kaydı yapmak için giderken esir alındım. Yaklaşık iki buçuk yıldır buradayım. Bizim için bir çaba, bir yerden ses duymadık. Şu an seçim zamanı, muhalefeti Vatan Partisi, MHP, AKP ayırt etmeksizin bizim için laf arasında bile hiçbir şey söylemediler.

NE YAPMAMIZ LAZIM?

Sedat Yabalak: Mersinliyim, polis memuruyum. Urfa’da görev yapmaktaydım. 28 Temmuz 2015'te Erzurum’dan Urfa’ya giderken Diyarbakır-Lice yolunda alındım. O zamandan günümüze - 3 Haziran 2018 tarihine kadar- PKK’nin elindeyim.

Burada devlet yetkililerine sesleniyorum. Bizim için artık bir şey yapsınlar, şu ana kadar bir şeylerin yapıldığına dair hiçbir şey duymadık. Bizim için bir şeylerin yapılması için üç sene boyunca üst rütbeli komutan, vali, kaymakam ya da çok zengin olmamız mı gerekiyor, bunu çok merak ediyorum. Ne yapmamız lazım ya da burada neyiz? Senin askerin, polisin, devlet çalışanın değil miyiz?

BİZİ YOK SAYMASINLAR

Süleyman Sungur: Siirtliyim. Bingöl’de askerlik yapmaktaydım. Diyarbakır-Lice yolunda PKK’nin yol kontrolünde alındım. Üç yıldır tutukluyum, annemden babamdan; kimseden haberim yok. CHP, MHP, AKP, HDP olsun bu siyasi partilerden bir şeyler bekliyoruz. Birçok bayram geçti, anne ve babamızdan haberimiz yok. Bizi yok saymasınlar, onlardan bir şeyler bekliyoruz. 40 yıldır bu savaş sürüyor ama bir şey elde edilmedi, sadece insanlar öldü. Biz de barış istiyoruz, insanlar ölmesin, ailelerimize kavuşalım istiyoruz.

DEVLET BİZİ NEDEN İSTEMİYOR?

Hüseyin Sarı: Maraşlıyım. Kars Sarıkamış’ta görev yapmaktaydım, uzman çavuşum. 13 Ağustos 2015’te Kars Sarıkamış’tan Maraş’a yolculuk ederken tutuklandım. 16 Ağustos 2015’te benim düğünüm vardı. Kağıt üzerinde üç yıldır evliyim ama eşimle daha henüz düğünüm olmadığı için üç yıldır da ayrıyız. Şu an ailem ve eşim ne durumda hiçbir bilgim yok. Üç yıldır bize sahip çıkılmadı ve bir talepte bulunulmadı. Bugün tarih Haziran 2018, aradan bu kadar uzun zaman geçti, bizim için herhangi bir girişim çabada bulunuldu mu, bulunulmadı mı bilmiyoruz. Bu yönlü bir haber duymadık.

Bu seçim sürecinde ne olup biter bilmiyoruz. Bırakılır mıyız bırakılmaz mıyız? Bize sahip çıkan herhangi bir siyasi partiden de herhangi bir talepten bulunulduğunu duymadık. Önümüzde Ramazan Bayramı var, bu ailelerimizden uzak geçirdiğimiz altıncı bayram olacak. Ailemin Ramazan Bayramı'nı kutlarım, umarım kavuşuruz.