GÖRÜNTÜLÜ

Örgütlü toplumla doğru belediyecilik

Cizîrê Kantonu Belediyeler Birliği Sözcü Yardımcısı Bêrîvan Omer, temel hizmetlerin yanı sıra toplumun kendini yönettiği belediyelerde, örgütlü toplumla doğru belediyeciliğin mümkün olduğunu söyledi.

ROJAVA'DA BELEDİYELER

Cizîrê Kantonu Belediyeler Birliği Sözcü Yardımcısı Bêrîvan Omer, merkeziyetçilikten uzak, doğrudan halkın iradesini esas alan, bir üst merciye ihtiyaç duymadan kolay bir şekilde çalışmalarını yürüten bir belediyecilik anlayışını geliştirmek için 63 maddelik bir kanun çıkardıkları, böylece birçok eksikliğin giderileceğini ifade etti. 


Kuzey ve Doğu Suriye Yüksek Seçim Komiserliği, 28 Mart’ta gerçekleştirdiği ilk toplantıda Kuzey ve Doğu Suriye’de yerel seçimlerin 30 Mayıs’ta yapılacağını duyurdu. Cizîrê Kantonu Belediyeler Birliği Sözcü Yardımcısı Bêrîvan Omer, Kuzey ve Doğu Suriye’de 2012 yılından bu yana gelişen halk belediyeciliğini anlattı.

REJİM DÖNEMİNİN DEVLET KURUMU

BAAS döneminde belediyelerin sadece temizlik işleriyle uğraştığını; devletin resmi bir kurumu olduğunu ve halkın söz hakkının geçmediğini belirten Bêrîvan Omer, şunları söyledi: “Tamamı Kürtlerden oluşan bir şehri farklı bir şehirden olan devlet görevlisi bir Arap da yönetebilirdi. Farklı milletten olan birine söz hakkı verilmezdi. Halkların temsiliyetine yer verilmezdi. Tek ulus sistemiyle yönetilen bir kurumdu. Zaten Suriye tarafından vatandaş olarak belirlenen -Kürt halkının çoğunu kapsamazdı- kişiler seçime dahil olur ve formalite icabı olarak gerçekleşen seçimler sonucu belediye başkanı belirlenirdi. Belediyelerde, kadın temsiliyetine yer yerilmezdi. Kadınlara sadece işçi pozisyonunda yer verilirdi. Tabii bu da çok sınırlı bir sayıyla yapılırdı. Yıllardır var olan ve süregelen belediyecilik, ‘temizlik işçiliğidir’ anlayışını mahkûm etmek için uzun yıllar mücadele verdik. Bugüne kadar da bu anlayışı değiştirmek için çaba gösteriyoruz. Belediyeler sadece hizmet yerleri değil, aynı zamanda toplumun kendini yönettiği halk kurumlarıdır.” 

HALK BELEDİYECİLİĞİNİN TEMELİ

Rojava Devrimi ile birlikte ilk kez Aralık 2012’de Qamişlo’da 7 belediyenin kurulduğunu Bêrîvan Omer, o süreci şöyle paylaştı: “Suriye krizinin ortaya çıkmasıyla birlikte dağılma süreci yaşayan Suriye, parçalara ayrılırken bölge hizmetten yoksun bir şekilde haline bırakıldı. Demokrasi ve özgürlük taraftarı olan halklar, mahalle mahalle bir araya gelerek belediye faaliyetlerini yürüttü. Qamişlo Belediyesi’nin temeli o zaman doğal olarak atılmış oldu. İlk önce 7 belediye kuruldu. Devamında Amûdê, Dêrik’le genişletilen belediye faaliyetleri, Cizîrê’ye yansıdı. Bir yıl sonra yani 2013’te ilk kez Rojava genelinde özgürleştirilen tüm il, ilçe ve kasabaların katıldığı bir belediye konferansı gerçekleştirildi. Bu şekilde her şehir ve beldede belediyeler yeniden örgütlendi. Tabii bu çalışmalar yapılırken saldırılar da devam ediyordu.

İLK SEÇİMLER ÜÇ YIL SONRA

Rojava genelinde belediye seçimleri ilk kez 2015’te yapıldı. Belediye meclisleri oluşturuldu ve eşbaşkanları seçildi. 2017’de komün ve şehir meclisi seçimleriyle meclis temsiliyetine göre belediye eşbaşkanları seçildi. Böylelikle belediye çalışmaları devrim içinde başladı ve devam etti. Şu ana kadar da yürütülen sistem 2017’deki seçimler esaslıdır. Bu sistem çerçevesinde belediyelerimiz yaşanan savaş, çatışma ve kriz içinde örgütlenmeye devam etti.”

BÜROKRATİK AĞIRLIĞI KALDIRMAK İÇİN

Bêrîvan Omer, 2017’deki seçimlerin sonucunda doğrudan seçimlere ihtiyaç doğduğu kanaatine ulaşıldığını belirterek, şöyle devam etti: “Şehir meclisleri içerisinden seçilen eşbaşkanların birden fazla kuruma bağlı olması, ister istemez hem bürokrasiyi hem de faaliyetlerin gecikmesini beraberinde getiriyordu. Kantonlarda Belediyeler Komitesi ardından Belediyeler Kurulu, sonrasında ise Kuzey ve Doğu Suriye Belediyeler Kurulu bulunuyordu. Böylece faaliyetlerin gecikmeli yapılmasına ya da aksamasına neden oluyordu. Belediyelerin aldığı kararlar, doğrudan bu kurumlara bağlı kalıyordu. Belediyenin görevleri bu şekilde kısıtlanıyordu, istenilen düzeyde adımlar atılamıyordu.”

YENİ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI 

Bêrîvan Omer, 7 Nisan’da Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Halk Meclisi tarafından onaylanan Kuzey ve Doğu Suriye Belediyeler Birliği ve Demokratik Belediyeler Kanunu’yla eski sistemi aşacaklarını kaydederek, şöyle konuştu: “Yeni bir sisteme geçeceğiz. 2023’teni beri bu sistemin oluşması için uzun bir çalışma yürütüldü. Halkla doğrudan nasıl bir çalışma yürütülmesi gerektiği konusunda toplantılar gerçekleştirdik, belediyelerde görevli uzman arkadaşlarımızla tartıştık. Bütün bu sürecin ardından ortaya çıkan veriler ışığında yasa maddeleri için bir taslak oluşturuldu. Bu taslak da halk meclisi tarafından onaylanarak kanunlaştırıldı.” 

BELEDİYELER KANUNLA GÜÇLENDİRİLECEK

Kuzey ve Doğu Suriye Belediyeler Birliği ve Demokratik Belediyeler Kanunu’na dikkat çeken Bêrîvan Omer, kanuna ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Merkeziyetçilikten uzak, doğrudan halkın iradesini esas alan, bir üst merciye ihtiyaç duymadan kolay bir şekilde çalışmalarını yürüten bir belediyecilik anlayışını geliştirmek için bu kanun çıkarıldı. 63 maddeden oluşan kanunda, belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamlı ele alındı. Önceden Belediyeler Birliği bulunmuyordu. Şimdi bu birlik, kantonlarda bulunan belediye temsilcilerinin bir araya gelmesiyle oluşturulacak. Yani Kuzey ve Doğu Suriye Belediyeler Birliği sistemi oluşturulacak. Belediye seçimleri de zaten belediye ve belediye meclisi seçimi olarak birlikte yapılacak. Köy ve belde belediyeleri artık şehir belediyelerine bağlı olmayacak. Kendi coğrafyaları kapsamında aldıkları kararları uygulayabilecekler. Böylece sistem sadeleştirilerek sürdürülecek.”

HALK BELEDİYESİNİ SAHİPLENİYOR

Şu ana kadar yürütülen faaliyetlerde verilen bütün emeğe rağmen bazı sorunlar bulunduğunu ama yeni sistemle bunların aşılacağını söyleyen Bêrîvan Omer, şunları ekledi: “Bütçe dağıtımda halktan doğrudan birçok kez eleştiri aldık. Halkla bütünleşen belediyecilikte yaşanan eksiklikler halka sunulacak hizmetin tam olarak yerine getirilememesine neden oldu. Kültür ve sanat, spor, ekoloji, kadın ve gençlik çalışmalarının daha sağlıklı ve her bir bireye ulaşabilmesi için gerekli koşulları yaratma konusunda eksik kalan yanlarımız. Belirttiğim desteğin köy ve beldelere ulaşması için imkanlar yaratmamız gerekmektedir. Toplumsal inşa faaliyetleri ve savaş birlikte yürütülüyor. Yürüttüğümüz faaliyetlerin büyük çoğunluğu savaş ortamında heba edildi. Su, elektrik ve yol hizmetlerin planlanan çerçevede sonuç alması, savaş koşulları nedeniyle gerçekleşemedi. Savaş nedeniyle istikrarlı bir şekilde faaliyet yürütemedik, imkanlarımız da fazlasıyla kısıtlıydı. En zorlu dönemlerimizde halkımız yanımızdaydı. Halkımız, belediyelerin imkansızlıklar içerisinde nasıl kendisini yeniden yapılandırdığının farkında.”