Son Dakika: Stêrk TV ve Medya Haber TV stüdyolarına polis baskını

Aslan: Tarihi mekânlar restore edilmedi

Mimarlar Odası Amed Şube Eşbaşkanı Selma Aslan, bütün ısrarlara rağmen depremden dolayı tahribat gören tarihi mekânların restore edilmediğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 2015’te Dünya Kültür Mirası listesine eklenerek korumaya alınan tarihi Amed Surları'nın 30 noktasında, 6 Şubat depremlerinden dolayı çatlak, göçük ve dolgu dökülmesi meydana geldi. Depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen ciddi zararlar gören tarihi Amed Surları, kaderine terk edilerek restore edilmiyor.


Tarihi surların durumuna ilişkin ANF'ye konuşan Mimarlar Odası Amed Şube Eşbaşkanı Selma Aslan, bütün ısrarlara rağmen restorasyon çalışmalarına dair ciddi adımların atılmadığını söyledi. Aslan, şu bilgileri verdi: "Deprem sonucu özelikle Amed Surları başta olmak üzere tarihi mekânlar çok ciddi zararlar gördü. Çatışmalı süreçten sonra yıkılan Sur'da kayyum tarafından 'Yeniden Diriliş' adı altında çalışma yürütüldü. Bu çalışmaya baktığımızda ‘neyi, neye göre diriltiyorsunuz veya yok olan neyin üzerinden yeni bir diriliş geliştiriyorsunuz’ sorusunun yanıtına bakmak lazım. Tarihi miras alanı içerisinde kalan ve UNESCO Dünya Mirası’nın tampon bölgesinde olan Amed Surları, çatışmalı süreçten dolayı çok ciddi tahrip edildi. Gerçekten çok ciddi yıkımlar meydana geldi. Bu yıkım sonucu dirilttikleri sahte bir Diyarbakır olgusu ortaya çıktı. Kentin tarihi yapısına uygun olmayan yapılar inşa edildi. Kayyumlar eliyle sahte bir tarih yaratılmak istendi.”

SORUNLAR ARTARAK DEVAM EDİYOR

Depremden kaynaklı en büyük hasarın Keçi Burcu ve Dağkapı’da bulunan burçlar arasında meydana geldiğini anımsatan Selma Aslan, şöyle devam etti: “Depremden sonra Amed Surları'nın 30 noktasında ciddi tahribat medyada geldi. Ayrıca, Dört Ayaklı Minare, Sefa Cami ve Behram Paşa Camisi’nde de hasarlar oluştu. Sefa Camisi’nde restorasyon başlatıldı ancak diğer yerlerde restorasyon çalışmalarına henüz başlanmadı. Kentte bulunan camilerde, restorasyon çalışmaları için yapılan ihaleler, daha çok rant odaklı ve yandaşa peşkeş edildi. Maalesef çok uzun bir süre bu tarihi mekânlar koruma altına alınmadı. Genel itibarıyla son 10 yıllık bir sürece baktığımızda mevcut tarihi mekânlarda meydana gelen sorunların çözülmediği ve çözüm noktasında çok geç kalındığını görüyoruz. Kayyumların kendilerini geçici bir misafir olarak gördüklerinden kaynaklı kentte sahip çıkmadıklarını ve kentin tarihi yapısına göre hareket etmediklerine şahit oluyoruz. Sadece kültürel ve tarihi yapılara ilişkin değil, genel anlamda kentte baktığınız zaman sorunların devem ettiğini ve yerinde durduğunu görüyorsunuz.”

TARİHİ KORUMA KÜLTÜRÜ YOK

Kentin tarihi kimliğinin korunması gerektiğinin altını çizen Selma Aslan, "Tarihi yapıların korunması çok ayrı yerde duruyor. Sonuç olarak bir kültürün ortaya çıkışı var ve bunların gelecek nesille sağlıklı aktarılması söz konusu. Duyarsızlık, önemsememek ve tarihe karşı sorumlulukları yerine getirmemek büyük bir etkendir. Tarihi yapılara karşı yok etmeye üzerine bir anlayış var ve koruma kültürü yok. Sadece kendi tarihini var edip başka halkların kültürünü ve tarihini yok sayma anlayışı var. İktidarların, kendilerini var etmeye çalıştıkları kültürü ön planla çıkarıp diğer kültürleri yok etme üzerine bir anlayışları var" diye konuştu.

KENTİN HER NOKTASINDA SORUN VAR

Mimarlar Odası Amed Şube Eşbaşkanı Selma Aslan, depremden dolayı zarar gören tarihi yapıların bir an önce restore edilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Kayyumların getirdiği, rant politikasıdır. Kenttin her noktasında sorunlar var. Kentte o kadar çok sorunla karışı karşıya kalıyoruz ki, bir an önce talebimiz, halkın kendi kendini yöneteceği ve kendi sorunlarına sahip çıkacağı bir yönetimle daha sağlıklı kentleşmesinin oluşmasıdır.”